logooooo.png

Neden Ay Çarpması?

Nalan Yıldırım

Öğrendiklerim ve deneyimlerim beni son noktada hep şu düşünceye götürdü: Hepimiz, kendimizi sosyal, duygusal ve maddi alanlarda güvende hissedebilmek adına mevcut düzenin bize dayattığı ego oyunlarının birer kurbanıyız. Ne yazık ki büyümek, çoğu zaman tüketim toplumunun yarattığı değerleri içselleştirmek ve bu değerlerin pek çoğunun ruhumuzda yarattığı yaraları bastırmak ve görmezden gelmekle oluyor ve buna da "olgunlaşmak" diyoruz. 

Oysa ki Ay, hem mitolojik, hem astrolojik ve hem de kadim felsefeler açısından bizim koşulsuz sevgi ihtiyacımızı anlatır. Aslında, çoğumuz ömrümüzü kendimizi güvende ve desteklenmiş hissetmek adına koşulsuz sevebilmek ve sevilebilmek arzusuyla geçiririz. En derinde yatan bu ihtiyaç koşulsuz ilişkiler içinde büyümek, gelişmek, sevilmek ve "ait olmak" ihtiyacıdır. Bunu bulamadığımızda kırılır, üzülür ve korkarız. Ama Ay son noktada bizim kendimizle olan ilişkimizle daha çok ilgilenir. Kendi içimizdeki çocuğa nasıl bir ebeveyn olduğumuz daha önemlidir. Onu koşulsuz kabulleniyor muyuz? Yargılamadan anlayışla karşılıyor muyuz? İçimizdeki çocuğu destekleyip olgunlaştırıyor muyuz? Bunları yapmıyorsak, ki çoğu zaman en çok kendi içimizdeki çocuğa sağırızdır, bu durumda, Ay bir türlü göremediğimiz ve sesini bastırdığımız; içimizdeki, naif, kırılgan ve ürkek çocuğun korku dolu çığlıklarını temsil eder. Ve bu çığlıkları, kalbimize “değersizlik” duygusu olarak yerleştirir. Kişisel gelişim de ruhsal dönüşüm de esasen koşulsuz sevgi zemininde olur.  Annemizden göbek bağımızın kesilmesi ile kaybettiğimiz aidiyet hissinin evrensel aidiyete ve ayrılık duygusunun da birlik bilincine dönüşmesi için, öğrenmemiz gereken en önemli ders; içimizdeki çocuktan referans alarak yaşamın tüm diğer unsurlarına şefkat ve merhametle cevap verebilmektir. Aksi taktirde Ay bizi, değersizlik, ayrılık ve aidiyetsizlik duygusunun yarattığı korku ile çarpar. Doğum haritalarımızda Ay ile temsil edilen ihtiyaçlarımızı karşılayamıyorsak eğer, zaten Güneş ve Yükselen burcumuzun negatif özellikleri ile de boğuşuyoruz demektir. Bu nedenle Ay burcumuz, doğum haritamızdaki Güneş dahil diğer enerjilerimizi nasıl kullandığımız konusunda çok etkilidir. Şöyle düşünelim. Mesela; Güneş, yükselen ve diğer gezegenler bir tren ise, Ay o trenin makine dairesi gibidir. O düzgün çalışmazsa eğer, tren ya hiçbir yere varamaz yani yolunu kaybeder. Ya da kendi yolunda düzensiz ilerler. 

Sonuçta hepimiz bir şekilde, sevilmeyeceğiz, parasız, güvencesiz kalacağız, güç ve etki sahibi olamayacağız korkusuyla, içimizdeki naif kırılgan ve sevgi dolu çocuğun sesine kulaklarımızı tıkıyoruz.  Hepimiz koşulsuz sevilmeyi isteyen içimizdeki çocuğun, spontane neşesini yok ediyor ve onun korku dolu çığlıklarını bastırmak için daha fazla güç ve etki peşinde koşuyoruz.

Tabi ki, bunca kargaşayı içinde barındıran dünyamızda, kaostan bir düzen çıkartmak, mutlu ve huzurlu bir yaşam kurmak ömür boyu süren bir çaba ve idrak gerektiriyor. Tüm çabamızı, ego oyunlarından özgürleşip, evrenin ve/veya tanrının düzenini yansıtan ruhumuzla temasa geçmek için harcamak zorundayız. 

WhatsApp Image 2022-11-25 at 14.02.07.jpeg

1959, yılında, İkizler gününde ve İkizler saatinde doğdu. Doğal olarak da, çocukluğundan beri var oluşun gizemini anlamaya yönelik merakı  hiç bir zaman dinmedi.  Zaman içerisinde ağırlıkları değişse de fizikten felsefeye, psikolojiden siyasete, yogadan astrolojiye kadar yaşama dair her şeyi öğrenmeye yönelik ilgisi hep canlı kaldı. Yaşamı içerisinde pek çok rolle, değişik tonlarla da olsa temas etti. Çocuk ve anne oldu, kardeş ve yoldaş oldu,  aşık ve eş oldu, mühendis, kamu yönetimi ve siyaset bilimi uzmanı, hipnotist ve yoga eğitmeni oldu. Ama o hiç dinmeyen okuma, araştırma, öğrenme, düşünme ve deneyim tutkusunu, İkizlerdeki Güneş'i ile Yay burcundaki Ay'ından aldığını şaşkınlıkla anladığı günden beri astrolojiye tutkuyla bağlı. Hala bilgi ve deneyimlerini artırmaya çabalıyor. Ancak öğrenme yolunun bir yaşama sığamayacak kadar uzun olduğunu da biliyor. Ona göre durmayıp ilerlediğimiz sürece yolun her noktası değerli. 

Hülya Oğuz

WhatsApp Image 2022-11-25 at 13.45.40.jpeg

1968 yılında İkizler gününde, Balık saatinde ve Güneş ışığında dünyaya geldi. Üniversitede iktisat okudu ve uzun seneler boyunca savunma sanayiinde çalıştı. Sonrasında farklı sektörlerde serbest olarak çalışmaya devam etti. Uzun zamandan beri astrolojiyle ilgileniyor; Ay Çarpması Astroloji Okulu’nda astroloji eğitimleri veriyor ve bu alanda uzmanlık eğitimleri alıyor. Psikolojik astroloji ve Yunan mitolojisi ile astroloji arasındaki ilişki üzerine çalışmalarını sürdürüyor. İnsan hikâyelerine ve yaşanmışlıklara dayalı filmler izlemekten ve romanlar okumaktan hoşlanıyor. Bu film ve romanlarda insan psikolojisinin ve astrolojinin izlerini sürmekten büyük keyif alıyor. Evli ve bir çocuk annesi bir kadın olarak yaşam yolculuğunu daha farkındalıklı bir şekilde sürdürmek ve bu yolda başkalarına da destek olabilmek için başta astroloji olmak üzere kadim öğretileri ve yaşam sanatlarını öğrenmeye ve öğretmeye hayatı boyunca devam etmeyi arzu ediyor. 

Öykü Terzioğlu Özer

Screen Shot 2022-11-25 at 13.53.52.png

1981 yılında, Akrep gününde, Yay saatinde ve Jüpiter ışığında dünyaya geldi. İnsana ilişkin en derin hakikatlere yönelik merakı onu farklı zaman ve coğrafyalarda yaşayan insanların iç dünyalarıyla temas etmenin en kadim yollarından biri olan edebiyata sevk etti. Fransız Dili ve Edebiyatı alanında lisans, Türk Edebiyatı alanında yüksek lisans yaptı. Nâzım Hikmet’in sömürgecilik karşıtı şiirleri hakkındaki yüksek lisans tezini kitap olarak yayımladı. Uzun yıllar editör ve çevirmen olarak çalıştı. Daha sonra minyatür, illüstrasyon, grafik tasarım ve animasyon alanlarına yöneldi. Yaşamdaki bazı “rastlantılar” ve karşılaşmalar sonucunda, dış dünyaya ve insana yönelik bilgi edinme ve çalışma süreçlerini iç dünyasına çevirerek kendini tanımaya yöneldi. Bu süreçte Ay Çarpması Astroloji Okulu’nda eğitim aldı. Edebiyat ve sanat alanında edindiği metinsel ve görsel okuma becerileriyle astroloji alanındaki çalışmalarını derinleştirmeyi ve zenginleştirmeyi arzu ediyor.